Ordu52 Web Sitesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Erenli Sözlük

Köyümüz halkı, bazı kelimeleri kendine has bir ağızla söylemektedir. Bunlardan bir kaçını işaret edelim:

-Andır :Beddua mânasında kullanılır. Ölü eşyası.
-Aş’ana: Mutfak (Aşhaneden kısaltma)
-Anuk: Nane bitkisi
-Anca: Henüz, yeni, yakın, az evvel manasında
-Bardabaş: Geçimsiz kişi, düzensizlik
-Bıldır: Geçmiş yıl
-Börülce: Fasulye
-Bostan: Salatalık, hıyar
-Buymak: Üşümek
-Cıbır (Cıbıl): Züğürt kişi, üstübaşı perişan
-Cibe: Çorap şişi
-Çember: İnce dokunmuş kadın
-Çimmek: Yıkanmak
-Di’da: İşte orada
-Diyelmek: Ayakta durmak
-Birlik: İçten giyilen don
-Esse: Doğru
-Enik: Köpek yavrusu
-Ebekuşağı: Gökkuşağı
-Fıratkı: Ağaç dallarından yapılan bahçe korkuluğu
-Fisil: Soğanın tohumluğu, sıska
-Goruk: İçi boş fındık, ceviz
-Güllük: Kızılot
-Gücük ayı: Şubat ayı
-Kuz: Güneş görmeyen toprak
-Göden: Kurbağa
-Girebi: Ucu eğri küçük balta
-Gıdık: Küçük sepet

-Hamaz: Verimsiz toprak

-Hey: Geniş ağızlı büyük sepet
-Hışır: Eski
-Irak: Uzak
-İşmar: Göz kırparak veya parmakla yapılan işaret
-Imık: Ilık
-Işkın: Genç filiz
-İstol: Masa
-İdare: Küçük gaz lâmbası
-Kopça: Düğme
-Koz: Ceviz
-Keltek: Eski ayakkabı
-Keltenek: İşe yaramaz adam
-Keme: Farenin büyüğü ve yaşlısı
-Kozak: Olgunlaşmamış meyve

Yukarı Çık